Beykoz tarihi hakkında bilgi veren, gezip görülecek yerler hakkında fikir edinmenizi sağlayan, Beykoz ve çevresinde yapılabilecek aktiviteleri anlatan Beykoz tanıtım sayfası.

Beykoz Gezilecek Yerler

İlk olarak kimlerin yerleştiği kesin olarak bilinmese de Beykoz tarihini 2700 yıl öncesine götürenler bulunmaktadır. Roma döneminde Karadeniz'e elverişli bir rüzgar ile seyehate çıkabilmek için Zeus ve Poseidon'a kurban kestikleri bir adak yeri olarak bilinmektedir. 700 yıl önce Türklerin eline geçen Beykoz, Osmanlı Padişah ve vezileri için yapılan av köşklerinin çokluğundan burasının tarih boyunca av ve eğlence merkezi olduğu anlaşılmaktadır.

M.Ö. 700lü yıllarda deniz yolu ile bölgeye gelen Traklar'ın Bebrik adı ile kurdukları devletin bulundupu köyün genişlemesi ile zamanın kralı olan Kral Amikos bu köye adını verir. Amikos'a daha sonrasından Persler, sonrasında da Abbasiler yerleşmiştir. 1402 yılında Tıldırım Beyazıt tarafından Osmanlı toplaraklarına katılan Amikos ismi değiştirilerek Beykoz denilmeye başlanıyor.

Beykoz Kocaeli Beylerinin ikametgahına ayrılan bir yer olmuştur. Beykozda ki koz hecesi Farsça'da köy anlamına gelmektedir. Yani Beylerin köyü olarak anılmaktadır.

Beykoz için gezilecek yer tavsiyeleri (9)

  • Tarihe Göre Listele
  • En Faydalılar
Czestochova Meryem Ana Kilisesi
Czestochova Meryem Ana Kilisesi

Saim Boramir - 19 Eylül 2014, Cuma 17:32

czestochova meryem ana kilisesi

Dedemin adı Mehmet, ananemin adı Huriye. Polonezköy'ün girişinde mezarlığı geçtikten sonra sağ tarafta kalan kilisenin sol tarafındaki eski jandarma karakolunun üstündeki evde 1930 senesinden itibaren orada ikamet ettiler. Her sene okul tatilinde İstanbul Sultanahmet'ten Polonezköy'e annem Muazzez ve kardeşlerim ile beraber yaz tatilini o canım gibi sevdiğim Polonezköy'de geçirirdik. Adım Saim, 1945 doğumluyum. Çocukluğumuzun en güzel günlerini ta ki 1961 senesinde Almanya'ya gidene kadar o cennet köyünde yaşadım. Tabiat güzelliği, yaşantı güzelliği, Allah her şeyi o köye vermişti. 3 ay biz de orada pansiyon işletiyorduk. Bütün sebzelerimiz bahçemizin mahsulleriydi. Tavuklar, piliçler, yumurta, süt, tereyağı, meyve hepsi kendi mamullerimizdi. Misafirlerin çoğu piliç kızartması ve kiraz için ve bir de natür olan doğayı yaşamak için oraya gelirlerdi. Misafirleri kiliseye, mezarlığa, küçük ormana ve bazen de at kiralayarak onları memnun ederdik. Patates ekim zamanında tarlada güneşin altında atın arkasında bir adım aralık olmak üzere patates ekerdik. O zamanlar benim en büyük zevkim at arabası kullanmaktı, dizginleri bir elime, diğer elime de fışkını aldım mı kendimi bambaşka bir dünyada görüyordum. Oturduğumuz evin alt tarafında bir çeşme vardı, herkes oradan fıçılarla buz gibi su alırdı. Annemle beraber ormanda ve çayırlarda mantar toplardık. Bugün o güzelim cenneti internetten gördüğüm zaman kahroluyorum. Saygılarımla.

  • Faydalı buldum (0)
  • Faydalı bulmadım (0)
Otağtepe
Otağtepe

Ece Kaya - 16 Mayıs 2013, Perşembe 10:19

Otağtepe

Yolunuz bir gün İstanbul'a düşerse ve İstanbul otellerinden herhangi birinde konaklama fırsatı bulduysanız mutlaka buraya uğrayın. Bu eşsiz manzarayı görme fırsatını kaçırmayın.

  • Faydalı buldum (0)
  • Faydalı bulmadım (0)
Beykoz Kasrı
Beykoz Kasrı

Ece Kaya - 16 Mayıs 2013, Perşembe 13:49

Beykoz Kasrı

İstanbul'da konaklama planınız varsa burayı gezi listenize mutlaka eklemelisiniz. Beykoz'da konaklamak ise oldukça kolay. İstanbul otel fiyatları size farklı seçenekler sunarak tatilinizi kolaylaştırıyor.

  • Faydalı buldum (0)
  • Faydalı bulmadım (0)
Elmasburnu Mesire Yeri
Elmasburnu Mesire Yeri

YILDIZ KOBAL - 16 Mayıs 2013, Perşembe 12:32

Elmasburnu Mesire Yeri

Aradığım şeyleri bulamadım.

  • Faydalı buldum (0)
  • Faydalı bulmadım (0)
Yuşa Tepesi
Yuşa Tepesi

OĞUZ AYGÜN - 20 Şubat 2014, Perşembe 15:19

Yuşa Tepesi

Rivayete göre mezarın yerini tam kestiremedikleri için bu kadar uzun yapıldığı söylenmektedir.

  • Faydalı buldum (0)
  • Faydalı bulmadım (0)
Yuşa Tepesi
Yuşa Tepesi

Nagehan KÜÇÜK - 8 Ekim 2012, Pazartesi 09:46

Yuşa Tepesi

İlk gördüğümde böyle uzun türbe mi olur diye şaşkınlığımı gizleyememiştim.Türbe şahane bir yere yapılmış.Özellikle hafta sonları inanılmaz kalabalık oluyor.Mükemmel bir manzarası var.Yuşa Hazretlerini her ziyaret edişimden sonra yakınındaki Yoros Kalesi ne çıkmadan asla dönmem, çünkü Yoros'un manzarasını Boğaz dışında İstanbuldaki hiçbir manzaraya değişmem.

  • Faydalı buldum (0)
  • Faydalı bulmadım (0)
Yoros Kalesi
Yoros Kalesi

Nagehan KÜÇÜK - 8 Ekim 2012, Pazartesi 09:48

Yoros Kalesi

Yoros Kalesi;Anadolu Kavağında İstanbul Boğaz'ının Karadenizle birleştiği yere hakim bir bir tepenin üzerinde bulunan,yüz ölçümü açısından İstanbul'un en büyük tarihi kalesidir.Eski bir Bizans Kalesi olduğu bilinmektedir.Duvarlarında halen Yunanca yazıtlar bulunur. Kalenin özellikle manzarası açısından çok farklı bir atmosferi var.Tüm İstanbul'u (her iki yakasını birden) ve boğazı,aynı zamanda Karadenizi görebiliyorsunuz.Özellikleri yaz aylarında gitmenizi şiddetle tavsiye ederim çünkü çok tatlı serin ve İstanbul'da hiçbir yerde bulamayacağınız tertemiz bir havası var.Beykoz halkı uzunca bir süredir kaleyi mesire alanı olarak kullanmaktadır.Kalenin alt taraflarında yol üzerinde kafeler bulunur.Kalenin etrafında mutlaka fotoğraf çektirin ve çekin,nedense bu kalenin etrafında çekilen fotolar muhteşem çıkıyor. Depresyona girenler için de harika bir yer,insan vücudundaki stresi ve hüznü alan bir yer burası.Yüzyılların ötesine götürüyor beni bu kale.Bakınca ürperiyorum. Yoros benim aşık olduğum ve vazgeçilmez mekanlarımdan.İstanbul'a geldiğimde müsaitsem ve yolumun üzerindeyse asla uğramadan dönmem.Geceleri de mükemmel fakat bazıları için biraz korkutucu olabilir,bazıları için ise romantik. İstanbulluların bile çoğu burayı malesef bilmez.Yabancı turistler yerli turistlerden bile daha meraklı.Kale restorasyon ve bakım çalışmaları istiyor ancak malesef Belediye bununla ilgili bir çalışma başlatmış değil..:( İstanbul'a geldiğinizde YOROSLA NEFES ALIŞVERİŞİ YAPMADAN GERİ DÖNMEYİN...

  • Faydalı buldum (0)
  • Faydalı bulmadım (0)
Polonezköy Tabiat Parkı
Polonezköy Tabiat Parkı

özcan taşcı - 13 Mayıs 2015, Çarsamba 09:30

polonezkoy tabiat parki

Böyle bir yer edebi metinlerle anlatılmalı, kısır ve yavan bir anlatım...

  • Faydalı buldum (0)
  • Faydalı bulmadım (0)
Mihrabat Korusu
Mihrabat Korusu

Özkan Hacıoğlu - 31 Ocak 2013, Perşembe 00:03

Mihrabad Korusu

İstanbul'un ve boğazın en güzel seyredilebileceği yerlerden biri. Koru içindeki cafe, kahvaltı da dahil olmak üzere her öğün yemek için muazzam bir yer. Bir çok filmde ve dizide set olarak kullanılan bu mekanda fiyatlar da oldukça makul. Güneşli bir havada yürüyüş için uygun kıyafetler seçerseniz yakın çevrede de bir çok gezilecek görülecek yer var.

  • Faydalı buldum (0)
  • Faydalı bulmadım (0)

Bölgede Son Yorumlananlar



Kelime ile arama yap

Temizle x

Bu alandan kelime araması yapabilirsiniz.

Bölge: Beykoz

Puana göre listele

Görüntülemek istediğiniz puan aralığını seçin.

Türü

Aramanızla ilgili olarak

Toplam 21 adet sonuç listelendi.

Sıralama Kriterleri Lütfen seçiniz
  • En iyi sonuca göre listele En iyi sonuca göre listele
  • Popülerliğe göre listele Popülerliğe göre listele
  • Puana göre listele Puana göre listele

  • Tarihi Yerler
Puan Ver

İlk yorumu siz yapın.

Osmanlı döneminden kalan ve Fransızlar tarafından yapılan müthiş bir fener daha.

İstanbul'un Beykoz ilçesinde bulunan Anadolu Feneri, İstanbul Boğazı'nın Karadeniz çıkışında yer almaktadır.

Bugün turistik bir gezi alanı olan Anadolu Feneri'nin çevresinde plaj ve balıkçı restoranları da bulunmaktadır. 1856 yılında yapılan fener, Karşısında bulunan Rumeli Feneri ile İstanbul Boğazı'ndan geçen gemilere yol göstermeye devam etmektedir. Uzaktan baktığınızda ışığı sert ve güçlü gelir; fakat yanına gidip bu güzel feneri yakından gördüğünüzde ise, aslında sıcak bir ışığı olduğunu fark edeceksiniz ve sizi kesinlikle çok mutlu edecek manzarasını göstererek keyif almanızı sağlayacak.

  • Tarihi Yerler
Puan Ver

İlk yorumu siz yapın.

İstanbul'un arka bahçesi olarak tabir edilen Beykoz-Polonezköy, Zofia Rizi Anı Evi bölgedeki en keyifli gezi noktalarından biri. Burası, Zosia Teyzenin Anı Evi olarak da adlandırılıyor.

Anı evinin bulunduğu bina, Polonezköy'ün en eski yapıları arasında. Ev, Polonya köy ev mimarisinin en güzel örnekleri arasında gösteriliyor. Zofia Rizi Anı Evi'nde Polonezköy'ü anlatan fotoğraflar ve bunun yanı sıra Rizi ailesinin fotoğrafları sergileniyor. Bölgeye gelen turistlerin ziyaret duraklarından biri olan Zofia Rizi Anı Evi, yemyeşil bahçesiyle de göz doldurmakta. Bizce mutlaka bu tarihi evin sıcak atmosferinde keyifli bir müze gezisi yapmalısınız.

  • Tarihi Yerler
İstanbul'un arka bahçesi olarak biline Polonezköy, Beykoz ilçesinde sakladığı güzellikleri ile büyük bir ziyaretçi potansiyeline sahiptir.

Polonezköy otellerinin birinde konakladığınız süre boyunca Polonezköy Aktivitelerini ve Polonezköyde Kahvaltı keyfini doyasıya yaşayabilirsiniz. Polonezköy otel fiyatları dönem dönem farklılıklar gösterdiğini şimdiden hatırlatalım.

İstanbul'un en yeşil alanlarından biri olan Polonezköy'de birkaç gün geçirmeyi planlıyosanız eğer, Czestochova Meryem Ana Kilisesi'ni ziyaret etmenizi öneririz. 1842 yılında inşa edilen kilise İstanbul depreminde yıkılmış, yerine 1914 yılında bu kilise yapılmıştır. Aynı zamanda Polonezköy'ün ilk dinsel yapısı olarak bilinir.

Polonezköy otellerinde konakladığınız günlere Czestochova Meryem Ana Kilisesi'ni dahil edip, mistik bir yolculuk yapmayı ihmal etmeyin.

  • Doğal Güzellikler
İstanbul'un doğal güzelliğini gözler önüne seren ilçelerinden biridir Beykoz. Eğer Beykoz'da bir hafta sonunuzu değerlendirmek istiyorsanız, sizleri Otağtepe'nin benzersiz manzarasına davet ediyoruz.

Muhteşem güzelliğine tarihi dokuların da karışıp harmanlandığı Otağtepe, daha önceki yıllarda ulaşım açısından biraz zor bir noktadaydı. Ulaşımın hızla gelişmesinin ardından artık kolaylıkla bulunabilen bölgeye; Beykoz sarı minibüslerle veya Kadıköy'den kalkan 15F otobüslerine binip Anadoluhisarı'nda inerek taksi ile Otağtepe'ye çıkabilirsiniz. Taksi ile gideceğiniz yolu, yürüyerek 10 dakikada da çıkabilirsiniz.

Bilinir ki; Fatih Sultan Mehmet İstanbul'un ilk fetih hazırlıklarını Otağtepe'de yapmıştır. İstanbul'un en cezbedici köşelerinden biri olan Otağtepe, İstanbul Boğazı'nın tüm ihtişamını gözler önüne seriyor. Otağtepe gezinizde şehrin en güzel manzarasını fotoğraflayıp ölümsüzleştirmeyi unutmayın.

  • Tarihi Yerler
İstanbul başlı başına bir dünya, bir kültür…

İçinde kendi güzelliğinden parçalar verdiği o kadar tarihi kalıntıları, boğaz havası, yeşillikler ve doğanın en güzel yüzleri vardır ki; bir günde gezilecek gibi değildir.

Muhteşem yapıtları arasında Yoros Kalesi 12.yüzyılda Cenevizliler tarafından yapılmıştır ve Anadolu Kavağı'nın simgesi durumdadır.

Buranın mistik atmosferi eşliğinde bir boğaz manzarasında en keyifli anlarınızı geçirebilirsiniz. Ulaşmak da zor değil Yoros Kalesi'ne. Kadıköy, Sarıyer ve Eminönü'nden deniz yolunu kullanabilirsiniz. Beykoz'da bulunan tarihi Yoros Kalesi'nde müthiş bir boğaz havası almak günlük de olsa sizi streslerinizden sıyırıp alacak.

  • Tarihi Yerler
Puan Ver

İlk yorumu siz yapın.

Mimar Sinan\'ın eserleri arasında olan İskender Paşa Camii, Beykoz'da Kanlıca İskelesi'nin önünde bulunmaktadır.

\"Magos Fatihi\" olarak bilinen İskender Paşa tarafından yaptırılan cami, aynı zamanda Kanlıca Camii olarak da bilinmektedir. İskender Paşa, Kanuni Sultan Süleyman ve II. Selim döneminde devletin ileri gelenlerindendi ve bu camiyi Mimar Sinan'a yaptırmıştı. İskender Paşa'nın türbesi de bu caminin kuzeyinde kalmaktadır. Camiye sonraki yıllarda birçok ek bina yaptırılmıştır ve yenilenmiştir. Mimar Sinan'ın Mihrimah Sultan Camii, Selimiye Camii, Şehzade Camii gibi görülmeye değer yapıtlarından olan İskender Paşa Camii Beykoz gezinizin bir parçası olmaya hazır. Hem dış hem de iç mimarisiyle görülmeye değer niteliktedir.

Mimar Sinan\'ın diğer eserlerini incelemek için: Mimar Sinan Eserleri sayfamızı ziyaret edebilirsiniz

  • Doğal Güzellikler
Mihrabad Korusu İstanbul\'da kır düğünü için benzersiz mekanlardan birisi olarak ün salmıştır. Kocaman bir çim alanda, yeşillikler içinde deniz kıyısında ya da enfes boğaz manzaralı bir korudur. Beykoz ilçesine bağlı Kanlıca ve Kavacık arasında bulunur. Halkın ziyaretine açıktır.

İsmini nereden geldiği konusundaki bir iddiaya göre; Nevşehir'li Damat İbrahim Paşa tarafından yapılıp lll.Ahmet'e hediye edilen ve bir hafta gibi kısa bir süre içinde Yeniçeriler tarafından yakılan Mihrabat Kasrı'ndan alındığı söylenir. Yıllar geçtikçe giderek küçülen koru hala turistler tarafından ilgi görmektedir. Zamanında Yahya Kemal'in her şeyden uzaklaşmak istediğinde kaçıp dinlendiği ve bazı şiirlerini burada yazdığı bilinir. Yahya Kemal ve Özdemir Asaf gibi birçok şair ve yazar da bu eşsiz korunun güzel manzarasını yazılarında yansıtmıştır.

İlkbahar aylarında defne kokusunu içinize çektiğinizde huzur bulabileceğiniz bir yer olan Mihrabat Korusu'nda piknik yapmanın keyfini doyasıya yaşayacaksınız. Ailenizle ve dostlarınızla birlikte hafta sonunuzu anlamlı bir hale getireceksiniz.

  • Doğal Güzellikler
Puan Ver

İlk yorumu siz yapın.

17.2 hektarlık bir alanı kaplayan Çubuklu Korusu (Hıdiv İsmail Paşa Korusu), İstanbul Beykoz'a bağlıdır. Çubuklu sırtlarında yer alan koru, Hidiv Korusu olarak da bilinir. Bizans dönemi zamanına dayanan bir yerleşim alanı olduğu söylenmektedir.

Korunun içerisinde Bizans döneminden kalan su yolları sarnıç kalıntıları vardır. Hatta Bizans kaynaklarındaki bilgiye göre bu yer; Aziz Aleksandır tarafından kurulan ve Akimitis olarak adı konan keşişlerin yaşamını sürdürdüğü bir manastırmış. Bu manastırda keşişlerin gece gündüz nöbet tuttukları bilgisi de kaynakta yer almaktadır. O dönemlerde ölen Aziz Aleksandır'da buraya defnedilmiştir.

Osmanlı Dönemi'nde ise Mısır Hidiv'i İsmet Paşa buradan iki yalı satın almıştır. Ardından Oğlu Abbas Hilmi Paşa, bu kalan mirasın üst kısmına “'Hidiv Kasrı”' adında bir köşk yaptırmıştır. Daha sonraki zamanlarda vekili Şevket Muhtar aracılığıyla bu koruyu ve malikaneyi İstanbul Belediyesi\'ne satışını yaptırmıştır.

Bizans'tan Osmanlı'ya ve günümüze kadar gelen Çubuklu Korusu\'nun yeşilliği şehrin en güzel yerinden hala göz kırpıyor. Eski tarihlere dayanan bu koruyu ziyarete gittiğinize hiç pişman olmayacaksınız.

  • Tarihi Yerler
Puan Ver

İlk yorumu siz yapın.

Küçük yaştayken eline bir kandil geçen ve sonrasında insanların daha önceleri nelerle ısındığı sorusunu kendine soran Mehmet Yaldız, bu sorunun peşinden koşarak tam 40 yıl sonra Aydınlatma ve Isınma Araçları Müzesi'ni kurmuştur.

40 yıl boyunca araştırmalarında eline geçen eşsiz tarihi parçaları biriktiren Mehmet Yaldız'ın müzesinde insanların elektriği bulmadan önce kullandıkları meşaleler, kandiller, şamdanlar, kolza yağı, gaz yağı, ispirto ve çeşitli yağlardan yakılan aydınlatma araçları sergilenmektedir. Bunların yanı sıra çeşitli dinlere ait olan tılsımlar, nazarlıklar, Anadolu tuğlaları, ilk yapılan matkaplar ve su terazileri de müze koleksiyonunda yerini almıştır.

Aydınlatma ve Isıtma Araçları Müzesi, Beykoz'a bağlı olan Çengeldere Mahallesi'nde bulunuyor. Pazartesi günü hariç her gün müzeyi ziyaret etmek mümkündür. 09:00-17:30 saatleri arasında Aydınlatma ve Isıtma Araçları Müzesi'ni gezebilirsiniz.

  • Tarihi Yerler
Puan Ver

İlk yorumu siz yapın.

İstanbul'un karmaşasından uzak bir nokta olan Polonezköy, şehrin içinde birkaç gün geçirmek isteyenlerin ilk adreslerinden biridir. Yılın her mevsimi açıktır Polonezköy otelleri. Bu durum bölgenin her mevsim ziyaret edilmesinin önemli sebeplerindendir.

Polonezköy sadece doğanın huzurunu değil, aynı zamanda Arıcılık Müzesi'yle de küçük bir gezi sunuyor. Polonezköy Arıcılık Müzesi, 39 yıllık arıcı olan Kemal Sayal'ın çabalarıyla kurulmuştur. Sayar, hayata geçirdiği müzeye gelen ziyaretçilerinden ücret istememektedir.

Polonezköy denilince akla ilk gelen şeyin bal olması, müzeyi merak edenlerin sayısını arttırıyor.

Polonezköy Arıcılık Müzesi'nde; ana arı ızgarası, bal süzme makinesi ve arıcılıkla ilgili birçok malzeme sergileniyor. Polonezköy otel fiyatlarını araştırıp kısa bir tatil yapmayı planlıyorsanız Polonezköy Arıcılık Müzesi'ni gezmeyi sakın unutmayın.
Reklam 10 saniye sonra kapanacaktır. Kapat